Lütfen bekleyin..

''Terim bir efsane ama ben de pes etmem''

Hukukçu, sanatçı ve futbol adamı kimliklerini üzerinde taşıyan deyim yerindeyse bir koltuğa üç-dört karpuz sığdıran Bilic'le sohbetimiz, "Taraftarın tutkusu ve takımın kalitesi birleşince zafer gelir" noktasında kalmıştı. Bu önemli röportajın ikinci bölümü de son derece ilginç konulardan oluşuyor.

09 Temmuz 2013, 07:04

Hukukçu, sanatçı ve futbol adamı kimliklerini üzerinde taşıyan deyim yerindeyse bir koltuğa üç-dört karpuz sığdıran Bilic'le sohbetimiz, "Taraftarın tutkusu ve takımın kalitesi birleşince zafer gelir" noktasında kalmıştı. Bu önemli röportajın ikinci bölümü de son derece ilginç konulardan oluşuyor. İşte derinlemesine sohbetin, tüm detayları: Beşiktaş son yıllarda maddi sorunlar yaşarken statlarını tamamlayıp gelirlerini katlamış olan Fenerbahçe ve Galatasaray'ın arayı açtığını hatırlatıp, bu farkın takım kadrolarına da yansıdığının altını çiziyoruz. Sonra da sorumuz geliyor:
 
"Bu rakipleri nasıl geçeceksiniz, geçeceğinize inanıyor musunuz?"
 
Zaten kendinden emin bir yüz ifadesi olan Bilic biraz yerinde doğrulup kelimeleri özenle seçerek bakın neler anlatıyor:
 
'Oldum' demek olmaz
 
-Dünyada büyük olarak nitelendirilen kulüpler, ManU, Bayern, Dourtmund, 'bizim çok büyük bir taraftar desteğimiz, çok iyi bir stat atmosferimiz var. Bu bizim şampiyon olmamıza yeter' diye hareket etmezler. Stat atmosferi, taraftar desteği çok çok önemli bunu bir kez daha vurguluyorum, yadsımıyorum, göz ardı etmiyorum. Her zaman söylüyorum bu sizin itici gücünüzdür ama ana mesele sahada mücadele eden oyuncularınızdır. Çünkü sahada mücadele eden taraftarlarınız değildir, sahadaki mücadeleniz iyiyse taraftarlarınız ona katılır ve o sizin itici gücünüz olur.
 
Kimseden korkmayız!
 
Bugünün koşullarında değerlendirdiğinizde söylediğiniz gibi Galatasaray ve Fenerbahçe bütçeleriyle, kağıt üzerinde isim olarak daha büyük görünen oyuncularıyla favori gibi görünüyorlar. Gerçekçi bir değerlendirme yapmamız gerekiyorsa bunu söylemem lazım. Bununla birlikte bizim hali hazırda iyi bir takımımız var. Bu takım geçen sezon Fenerbahçe'nin sadece üç puan arkasında bitirmiş ve birçok mali sorunlar yaşadığı bir dönemde bunu başarmış. Bu vesileyle de geçen sezon takımın başında olan sayın Aybaba'nın yaptığını takdir etmek lazım. Biz şimdi bu temel üzerinde bazı şeyler yapıyoruz. Bazı oyuncularla yollarımızı ayırarak, takıma bazı yeni oyuncular katarak yeni bir kadro yapısı ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Ve üzerinde çalıştığımız bu proje doğru bir şekilde devam ederse, biz hiçbir rakipten korkmayan, sahada elinden gelen gayreti gösterirken az önce söylediğim o taraftar desteğiyle bütünleşen takımı zaten ortaya çıkaracağız. Bununla birlikte başarı da gelmeye başlayacak. Geçiyoruz izlediğimiz antrenmanlar sonrasında kafamızda oluşan görüntüleri aktarmaya yani oyun sistemine.
 
Terim bir efsane
 

Kısa ve çabuk bir-iki paslaşmanın ardından bam teline basmaya hazırlanıyoruz. 'Terim' diye cümleye başladığımda gülerek "Bunu biliyordum, eninde sonunda iş buraya gelecekti" diyor. Bunun kaçınılmaz olduğunun altını çiziyorum, 'Türkiye'de işler böyle yürür, iki karizma yan yana gelirse mutlaka yarıştırılırlar' diyorum. Onaylıyor ve Terim'i onore etmek için cümlelerini özenle seçerek şunları söylüyor: - Ben de çok emek verdim bulunduğum yere gelmek için, ben de başarılı dönemler geçirdim ama şunu kabul etmek lazım ki Fatih Terim bir efsane. Galatasaray'da Türkiye sınırları içersinde kazandığı başarıları bir kenara koyuyorum Arsenal'e karşı UEFA Kupası finalini kazanması, geçen sezon şampiyonlar liginde elde ettiği derece. Fiorentina'yı Milan'ı çalıştırmış olması tüm bunlardan sonra o yüzden şapka çıkarıyorum dedim. Siz Türk insanları olarak belki şunun çok farkında değilsiniz, Türkiye'den bir hocanın Milan gibi bir takımın başına geçmesi aslında imkansız gibi bir şey. Bunu başarmış bir insan olduğu için çok büyük bir saygım var. Araya girip "Biz elbette bunları anlarız ama Beşiktaş taraftarı olaya 'bizim hocamız çok daha iyidir' diye bakar" diyoruz hoca şöyle devam ediyor: - Basın toplantısında söylediğim gibi Terim'le yarışacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum, o ayrı. Önce rakibinize saygı duyacaksınız. Hakkını vereceksiniz. Ayrıca rakibimin güçlü olması beni mutlu eder, daha iyi motive olurum. Terim'le sahada savaşmaya hazırım.
 
Sahada bazı kırmızı çizgileriniz var ama onun dışında oyuncuları özgür bırakıyorsunuz, oyuncuların inisiyatif kullanmalarını bekliyorsunuz. Kaleye dikine giden, çabuk oynayan oyuncuları seviyorsunuz, Beşiktaş böyle bir takım mı olacak?
 
Çabuk oynayan ve kaleye dikine giden oyuncuları her teknik adam sever. Önemli olan oyunculardan aldığınız reaksiyondur, oyuncuların bunu yapabilecek potansiyele sahip olup olmadıklarıdır. Ben oyuncularıma tabii ki özgürlük veriyorum. Bu özgürlüğü verirken bunu belirli bir disiplin ve düzen içinde kullanmalarını istiyorum. Aksi halde ortaya bir özgürlük ve inisiyatif alma durumu değil tam anlamıyla anarşi çıkar. Ondan da başarılı bir sonuç alma imkanınız olmaz.
 
Seçenekler sunarım
 
Beşiktaş'ı daha yukarılara taşıyabileceğime inandığım için geldim. İyi potansiyele sahip oyuncuları yukarı taşıyabileceğime inandığım için geldim. Ben oyunculara sadece seçenekler sunarım, yapmaları gereken görevleri izah ederim, ama doğaçlama oyunda öyle durumlar, öyle seneryolarla karşı karşıya kalınır ki; işte orada o düzen ve disiplin içinde oyuncunun inisiyatif alması gerekir. Bu da öncelikle takımın doğru bir şekilde disipline edilmesiyle ilgilidir. Tam bu arada özellikle bir isim seçiyor ve bunu bilerek yaptığının altını çizerek Modric ile Fernandes'i aynı kefeye koyarak şöyle devam ediyor:
 
Rotasyonlar yapacağız
 
Mesela Modric ve Manuel Fernandes gibi oyunculara 'oyunun şu bölümünde şunu yapmalısın, şu durumda topu şuraya atmalısın' diye söylemek saçma olur, aptallık olur. Antrenmanda o oyuncuların en doğru yerde topu alması ve takıma en doğru katkıyı yapabilecekleri bölgede topla buluşması için çalışmalar yaparsınız. Bahsettiğiniz oyuncular çünkü dünya standartlarında üst düzey oyuncular. Onlardan en yüksek faydayı bu şekilde alırsınız. Onlar da size yaratıcılıklarıyla geniş hayal dünyalarıyla ve size sundukları sonsuz seçenekleriyle karşılık verirler. Hemen sistemi rakamlarla özetleyip özetleyemeyeceğini soruyoruz. Cevabı yine gerçekçi duruşuna yakışır oluyor: - Öncelikle transfer dönemi devam ediyor ve bu dönem bittikten sonra mevcut bulunan oyuncu profilimize göre takım için bir sistem belirleyeceğiz. Şu anda bizim için kesin olan bir şey varsa savunma kurgumuzun dörtlü olacağıdır. Onun önünde orta sahada ve hücumda bir takım değişiklikler rotasyonlar yapacağız. Bunu yaparken çok fazla kargaşa yaratmamaya oyuncuların kafasını karıştırmamaya dikkat edeceğiz. Bir takımın sisteminde dizilişi görebileceğiniz tek an oyunun başlangıç anıdır. Ondan sonra dizilişin önemi pek kalmaz. Önemli olan takımın bir bütün halinde hareket edebilmesi, sağlam bir şekilde oyuncuların birbirine yakın olmasıdır. Ondan sonra oyuncuların performansları ve oyun karakterleri sizin detayları belirlemenizi sağlar. Savunmayı önde mi kuracaksınız, geride mi kuracaksınız, oyuncuları nerede yakınlaştıracaksınız, alanı nerede genişleteceksiniz, onun üzerine çalışırsınız. Bizim için öncelikli olan herhangi bir dizilişten çok oyun içinde o bütünlüğü, birlikteliği sağlamak.
 
Srna'yı bırakmazlar ki
 
İsmi Beşiktaş ile geçen Srna için "ulaşılmaz" diyen Bilic, "Keşke alınabilse" diye başlıyor sözlerine: Çok özel bir futbolcu. Shakhtar için çok değerli. Herkesi verirler, onu bırakmazlar. Akıllı, çabuk. Onu almak kolay değil. Son dakika sürprizi ile transfer edilebilir mi, bilmiyorum!
 
Eneramo özel oyuncu
 
Sivas'ta oynadığı maç sayısı, attığı gol sayısı ortada. Bana onunla ilgili rapor gelince inceledim ve onay verdim. Hareketli, güçlü bir forvet. Faydası olacaktır" diyen Bilic, Holosko'nun kendisinin jokeri olacağını belirtip, Slovak futbolcuya çok güvendiğini de söyledi.
 
Fernandes bir dünya yıldızı
 
Konu futbolcu alma ve göndermeye gelince Lokomotif Moskova'da çalışırken Fernandes'i istediğini hatırlatıyoruz bakın neler söylüyor: - Evet istemiştim. Bu konuyu kendisiyle konuşmadım, o nedenle benim istediğimi bilip bilmediğini bilmiyorum. Fernandes çok üst düzey bir oyuncu. İsmini Modric'le yan yana kullandım. O bir dünya yıldızı. Biz onun performansını yukarıya çekeceğiz, o da takımın performansını.
 
Mertcan için 'çak' yaptık
 
Srna, Holosko derken "Tam yerine rast geldi" diyerek genç oyuncu Mertcan'ı gündeme getiriyorum: Benim adamım Mertcan Aktaş. Eliyle onaylıyor, bildiğin "çak" yapıyoruz, yetenekli bir genç olduğunu söylüyor. Bence bunlar Mertcan kardeşim için çok önemli, kıymetini bilip çok çalışmalı.
 
Kaynak: Fotomaç

 

 

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RÖPORTAJ Kategorisindeki Diğer Haberler
Runje, Bilic’in Beşiktaş, Beşiktaş’ın da Bilic için çok önemli bir şans old..
Futbolcumuz Ömer Şişmanoğlu, yavru kartallarımızdan Feyza Erten ve Melisa Y..
Beşiktaş Futbol Genel Direktörü, ortaya koyduğu üç yıllık yeniden yapılanma..
İlk bölümde hukukçu, sanatçı, futbol adamı gibi üç önemli kimliği üzerinde ..
A Milli Futbol Takımı'mız ve Beşiktaş'ın yıldızı Olcay Şahan, başar..
Beşiktaş'ın golcü ismi Mustafa Pektemek, yavru kartallardan Eylül Arsla..
DMCA.com
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=